ability

不要脸

bù yào liǎn 4-4-3
变体also writtenayrıca yazılışı不要脸的东西 真不要脸

相当于英文的 shameless / have no shame / you've got some nerveClosest to "shameless", "you have no shame", "the nerve of you"En yakın karşılığı "utanmaz", "hiç utanman yok mu", "ne cüret"

绝不要对这些人说Never say this toBunu asla şunlara söylemeyin
老板your bosspatronun长辈eldersbüyükler老师a teacherbir öğretmen初次见面的人a stranger you just metyeni tanıştığın biri公共场合的陌生人a stranger in publichalka açık yerde bir yabancı

语气与意图ToneTon ve niyet

道德审判式的指责,语气从数落、鄙视到当众羞辱都有。它不是随口骂,而是给对方的人格定性。A moral verdict, not a reflex. It ranges from scolding to public shaming, and it labels the person's character rather than their behaviour.Bu bir refleks değil, ahlaki bir hüküm. Azarlamadan topluluk önünde utandırmaya kadar uzanır ve kişinin davranışını değil, karakterini etiketler.

字面与词源Literal & originKelime anlamı ve kökeni

字面是「不要(自己的)脸」——脸即面子、体面。说自己不要脸,等于说这个人主动放弃了做人的体面。Literally "not wanting one's face" — face meaning dignity, social standing. To say someone doesn't want their face is to say they have voluntarily given up decency.Kelime anlamı "yüzünü istememek" — yüz, itibar ve toplumsal saygınlık anlamına gelir. Birinin yüzünü istemediğini söylemek, o kişinin edebini kendi isteğiyle terk ettiğini söylemektir.

语法与机制Grammar & mechanismDilbilgisi ve işleyiş

靶心指向对方的人格/道德资格,不指向家属、不指向智力。典型位置是谓语:「你真不要脸」「这人不要脸」。可加「的」名词化(不要脸的),也可单独成句当感叹。与「无耻」近义但更口语、更带当众羞辱感;与「傻逼」不同,它不攻击脑子,而攻击廉耻心——所以对方往往不是觉得被骂蠢,而是被当众剥了面子,反弹会更硬。The target is the person's character and moral standing — not their family, not their intelligence. It typically sits in predicate position: 你真不要脸, 这人不要脸. It can be nominalised with 的 (不要脸的) or stand alone as an exclamation. Close to 无耻 but more colloquial and more public. Unlike 傻逼 it does not attack brains but shame — so the person does not feel called stupid, they feel stripped of face in front of others, and often hit back harder.Hedef, kişinin karakteri ve ahlaki konumudur — ailesi ya da zekâsı değil. Genellikle yüklem konumunda yer alır: 你真不要脸, 这人不要脸. 的 ile isimleştirilebilir (不要脸的) ya da tek başına ünlem olarak kullanılabilir. 无耻'ye yakındır ama daha konuşma diline özgü ve daha kamusal bir utandırma içerir. 傻逼'den farklı olarak beyne değil, utanma duygusuna saldırır — bu yüzden kişi kendine aptal denildiğini değil, başkalarının önünde yüzünün çalındığını hisseder ve genellikle daha sert karşılık verir.

例句ExamplesÖrnekler

借了钱不还,还躲着人,真不要脸。
Borrows money, never pays it back, and then hides from you — absolutely shameless.Borrows money, never pays it back, and then hides from you — absolutely shameless.Borç alıp ödemiyor, bir de insanlardan kaçıyor — gerçekten utanmaz.
熟人之间议论赖账的人friends discussing someone who dodged a debtarkadaşların borcunu ödemekten kaçan biri hakkında konuşması
你当着大家的面这么说我,你要不要脸?
You say that to me in front of everyone — have you no shame?You say that to me in front of everyone — have you no shame?Bunu herkesin önünde bana söylüyorsun — hiç utanman yok mu?
被人当众羞辱后的反击firing back after being publicly humiliatedtopluluk önünde aşağılandıktan sonra karşılık verme

别人这样说你时When it is said to youSana söylendiğinde

三级,明确侮辱。先判断场合:如果是在人多的场合被这样说,对方是在抢你的面子,冷处理、不接话、把话题拉回事情本身(「这事我们按规矩来」)比当场对骂更有效;如果是熟人私下说,多半是关系里积了怨,可以问一句「你具体指哪件事」,把人身评价逼回具体行为。不要用同样的词回敬,那只会把冲突升级成互相扒面子。Level 3, a clear insult. Read the room first: said in front of others, they are taking your face — stay flat, don't engage the label, pull the conversation back to the actual matter ("let's handle this by the rules"). Said privately by someone close, it usually means resentment has built up; ask "which thing exactly?" and force the personal verdict back onto concrete behaviour. Do not throw the same word back — that just escalates into mutual face-stripping.Seviye 3, açık bir hakaret. Önce ortamı oku: başkalarının önünde söylendiyse karşı taraf senin yüzünü alıyordur — sakin kal, etikete girme, konuşmayı asıl meseleye geri çek ("bunu kurallara göre halledelim"). Yakın biri özelde söylediyse, genellikle birikmiş bir kırgınlık vardır; "tam olarak hangi şey?" diye sor ve kişisel hükmü somut davranışa geri zorla. Aynı kelimeyle karşılık verme — bu yalnızca karşılıklı yüz çalmaya tırmanır.

地域变体Regional variantsBölgesel varyantlar

粤语唔要面 / 冇面粤语更常说「唔要面」,语气略轻;「冇面」多指「没面子」,不完全对应。Cantonese prefers 唔要面, slightly lighter; 冇面 usually means "no face left", not a perfect match.Kantonca 唔要面'yı tercih eder, biraz daha hafiftir; 冇面 genellikle "yüz kalmadı" anlamına gelir, tam karşılık değildir.

冷知识Did you knowBiliyor muydunuz

「脸」和「面子」在中文里并不完全等同:面子偏向社交声望,脸偏向道德品格。「不要脸」几乎总是指品格,所以它比「不给我面子」重得多。脸 and 面子 are not the same: 面子 leans toward social prestige, 脸 toward moral character. 不要脸 almost always means character, which is why it cuts far deeper than 不给我面子 ("you didn't give me face").脸 ve 面子 aynı şey değildir: 面子 toplumsal prestije, 脸 ahlaki karaktere yönelir. 不要脸 neredeyse her zaman karakteri kasteder; bu yüzden 不给我面子 ("bana yüz vermedin") ifadesinden çok daha derin yaralar.

为什么它冒犯Why it offendsNeden incitir

它冒犯的是一个人的「脸」——在中国文化里,脸不是长相,是别人对你的尊重和你自己的体面。说一个人不要脸,等于宣布他不配被尊重,而且往往是在众人面前宣布,所以杀伤力来自「公开」而不只是词本身。它常被用在道德争议上:插队、赖账、占便宜、出轨、当众撒泼。注意它有时被滥用成道德大棒——尤其是对女性、对维权者、对不合群的人,这时它攻击的其实不是行为,而是「你不配体面」。What it wounds is a person's 脸 — and in Chinese culture face is not looks, it is the respect others grant you plus your own dignity. Calling someone 不要脸 declares they are unworthy of respect, and it is usually declared in public, so the damage comes from the audience as much as the word. It clusters around moral disputes: queue-jumping, refusing to pay a debt, freeloading, cheating, throwing a public scene. Be aware it is also used as a moral club — especially against women, against people asserting their rights, against anyone who won't fall in line — and there it attacks not the behaviour but the person's right to dignity.Yaraladığı şey kişinin 脸'idir — Çin kültüründe yüz dış görünüş değil, başkalarının sana gösterdiği saygı ve kendi onurundur. Birine 不要脸 demek, saygıya layık olmadığını ilan etmek demektir ve bu genellikle topluluk önünde ilan edilir; yani zarar, kelimenin kendisi kadar seyirciden de gelir. Ahlaki tartışmaların etrafında kümelenir: sıraya kaynamak, borcu ödememek, bedavacılık, aldatma, topluluk önünde rezalet çıkarma. Bunun bir ahlak sopası olarak da kullanıldığını unutma — özellikle kadınlara, haklarını savunanlara, düzene uymayan herkese karşı — ve orada saldırdığı şey davranış değil, kişinin onur hakkıdır.